Dumbledore'un Ordusu

Sadece Harry Potter!
 
AnasayfaKapıGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
harryptt
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 23/11/08

MesajKonu: HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]   Paz Kas. 30, 2008 2:27 pm

1. Bölüm:Nick'in Görülmez İntikamı Acı Olacak!
-Lütfen ona dokunma, beni al, lütfen!
-Çekil önümden bulanık.Ben seni ne yapayım?
-HAYIR!LÜTFEN ONA ZARAR VERME!’ diyebildi Lily ki son sözleri idi
-AVADA KEDAVRA! dedi Lord Voldemort ve kehaneti gerçekleştirmek üzere iken bir engel çıktı karşısına: Lily Potter o eski koruma büyüsü…
’Harry Potter’a gönderdiği ölüm laneti Lord Voldemort’u öldürmüştü.Harry Potter artık sıradan biri değil, herkesin hayranlıkla baktığı ama onun bakılmasını istemediği yara izinden hıncını almak için uğraşan 1 yaşında minicik bir bebek oluvermişti.

Hagrid, Minevra ve Dambledore onu o gece dedesi ve büyükannesi Potterlara getirmişti.Mr. Potter ne olduğunu anlamamış bir şekilde daha 1 yıl önce doğmuş olan torununa ve onu taşıyan dev cüsseli Hagrid’e ki önce tanıyamadığı için korkmuştu, sonra büyük beyaz sakallı mavi gözlü yarım ay çerçeveli Dambledore’a baktı birkaç saniye.Sonra gözlerini korku ile açmış ve ne olduğunu kabul etmek istemezcesine hayır anlamında başını sallıyordu.Mrs. Potter kim gelmiş diye seslenerek geliyordu yanlarına.Ama onları görünce donakaldı.O güzel yüzü artık ruh emici görmüş gibi bembeyazdı.Masmavi gözlerinden ise uzun zamandır akmayan göz yaşı damlaları akmıştı parıldayarak.
******************
O gece o kadar karanlık ve soğuktu ki, Harry Godric Hollows’u hiç bu kadar korkutucu ve soğuk görmemişti.O berbat kabusu gördü yine, yine, yine.Artık görmek istemiyordu.Annesinin nasıl öldürüldüğünü görmek istemiyordu.Bir kere bile şahit olması yeterken, 10 yaşına kadar nerdeyse her gün bu rüyayı görmesi çok fazla idi.Ama Harry bir hayalle bağlanmıştı hayata; o kötü büyücünün ölmemesi ve onu kendi ölüm büyüsü ile öldürmek istemesi.Evet, bu çok kötü bir düşünce idi ama kendi bulduğu büyü, o kötü büyücünün bir daha af edilmez lanet yapmasını engelliyor hatta Voldemort’tan hıncını almaya yetiyordu fazlası ile.Çünkü ne de olsa bir daha kimseyi, bırak öldürmeyi işkence bile yapamayacaktı.Harry daha demin gördüğü rüyayı unutmuş ve hayalinden dolayı, yüzüne bir gülümsemecik getirmişti.
-Harry, hadi tatlım uyan artık.Baban gibisin.Biraz erken kalkabilir misin artık?Bu yıl okula başlayacaksın!!!’ dedi Mrs. Potter.Harry biraz kıpırdandı.Ama kalkmak istemiyordu.O an aklında şimşekler çaktı.Bu gün 31 Temmuz idi.Yani doğum günü idi.Harry hemen kalktı bir hışımla.Öyle ki yorganına takıldı ve yere düştü.Sonra küfür ederek tekrar kalktı.Önce her zaman yaptığı gibi çoraplarını pantolonunu ve t-shirtünü giydi.Saçlarını taramak için büyülü tarak almıştı ama, o da pek işe yaramamış ve 1 saat içinde saçları eski haline gelmişti.Muggle parfümlerinden sıkındı biraz ve terliklerini giyip indi aşağıya.Tahmini gibi sürpriz(!?) bir doğum günü vardı.Neville, ilk hediyesini veren olmuştu.Özel yapım bir asalık idi.Aklından geçirdiğin an asalık elinde beliriyordu.Mr. ve Mrs. Potter ise 7 katlı, sihirle geliştirilmiş bir kutu verdiler.
-‘İstersen içine dağ koy Harry, sana 1 gramlık tüy taşır gibi gelecek.’ Dedi Anthony Potter.
-Sağ olun büyük baba’ dedi Harry ve büyük anne ve babasına sarıldı.
-Bu da benden Harry’ dedi Remus.Ve ona Hogswarts’ın meşhur çapulcu haritasını verdi.Ve Harry’nin ağzının kulaklarına varmasını ve boynuna sarılmasını izledi.
-Şey, bu da benden’ dedi Sirius ve ona bir ayna verdi.’ Ne zaman istersen Remus’un, Neville’in, John’un ve benim ismimi söyleyerek bizle konuşabilirsin.Eski çapulcu iletişim aracıydı.Baban yapmıştı.’ dedi ve sıcacık gülümsedi Harry’ye.Harry’de ona sarıldı.Harry biraz hüzünlenmiş miydi ne?
-Harry, bu da benim hediyem’ dedi Mrs. Longbottom ve Harry’ye büyük ve kalın bir kitap.
-Vay canına bu kitap, sağ olun Mrs. Longbottom. Harikasınız!İleri Karanlık Sanatlar ve Savunma Yöntemleri 1.Bu kitabı bir türlü okumama izin vermiyorlardı.’ dedi Harry, büyük anne-babasına bakarak.
-Ama artık okula başladığına göre istediğin her şeyi okuyabilirsin.’ dedi büyük anne Lora Potter.Sıra evcini Tatty’de idi ki o ev cinlerinin Harry’ye göre en havalısı idi.Ama tamamen sadıktı, özellikle Harry’ye.Gryffindor pelerini, Gryffindor ayakkabıları ve pantolonu ile aslan işlemeli, kendi yapımı t-shirtü ile sanki ev cini değildi.
-Bunu Efendi Harry Potter’a vermek için 1 yıldır uğraşıyorum.Ve o gün geldi Efendi Potter.’ dedi ve gülümseyerek kazak verdi.Öyle güzeldi ki, cin hemen özelliklerine başladı.”Efendi Potter beni istediği zaman bu kazakla çağırabilecek Hogswarts’a.Ayrıca bazı ufak lanetlere karşı etkili Efendim.’ dedi ve Harry Ona kendi boyundan birkaç santim küçük cine gülümseyip teşekkür etti.O sırada kapıdan birileri girdi.Aynı James’e benziyordu.Kapkara saçlar, mavi gözler, aslan süsmeli bir gözlük.Uzun boylu ve yakışıklı.Bu adam Harry’nin öz amcası idi: John Anthony Potter.Yanında ise onun yakışıklığına denk ihtişamlı bir bayan, John’un eşi, Rowena Potter, duruyordu.
-Gecikme için özür dileriz.Dolaşarak gelelim dedi minik aslan’ ve yanındaki erkek çocuğunu gösterdi.Harry’nin kendisinden bir yaş küçük, tıp demiş burnundan düşmüş olan kuzeni Danny Potter.Ben minik aslan değilim.Gryffindor aslanıyım’ dedi çocuk küsermiş gibi yaparak.’Ben de kıramadım.’ diye de ekledi John ve yiyenine baktı.’Doğum günün kutlu olsun Harry’ dedi ve yiyenine hediyesini verdi.
-Vay canına!Nimbus 2000!!!!
-Ben seçtim’ dedi Danny muzipçe ve kuzenine sarıldı.
-E hadi pasta törenine’ dedi Lora ve mutfağa tam girecekleri anda kapı büyük bir şiddetle çalındı.
-Bu da ne?’ dedi Neville.
-Ben biliyorum ama’ dedi ve kapıyı açtı Anthony ve bildim gibi bir hava takındı.’Selam Rebeus.’
-Merhaba Anthony.Geç kalmadım di mi Ant?’ dedi Rebeus Hagrid biraz hatta fazlaca heyacanlı görünüyordu.
-Yo hayır yeni başladık.’ dedi Anthony.Harry yeni gördüğü dev karşısında şaşkına dönmüştü ki anormal de değildi.üstelik saçları bir garip duruyordu.Sanki taranmaya çalışılmış ve jölelenmiş ve ardından işlem başarılmış ama daha sonradan vazgeçip eski haline getirilmiş gibi idi ki Harry bundan emindi.Çünkü, hangi saç dağıtıldığında havaya doğru geyik boynuzu gibi şekil alırdı ki?
-Harry, Rebeus Hagrid’le tanışmanı istiyorum.Hogswarts’ta toprakların bekçisidir.’ dedi ve Hagrid elini uzattı Harry’ye. Harry tüm vücudunu koysa o ele sığamazdı ve eli Hagrid’in elinin içinde kayıp olup gitti.
Hagrid ona, Sihirli Yaratıklar ve Efsaneleri adlı kapağı görkemli bir kitap ki Harry yaz içinde bitirmeyi düşünüyordu, ile bembeyaz bir baykuş vermiş ve Harry ismini Hedwig koymuştu.
*************
Hediyelerden ve pastadan sonra, Harry Sirius’a ve Remus’a bekçinin her okula yeni başlayan her öğrenciyi ziyaret etmesinin garip olduğunu söylemesi üzerine her ikisini de kriz tutmuş, gülmeleri bittikten sonra tüm olup bitenleri anlatmışlardı.Hagrid’in onu oradan almasından Profesörler ile buraya gelmesine kadar her şeyi anlattılar.Harry ise biraz kızarmıştı ama belli etmemeye çalıştı.ama aklına o muazzam soru gelivermişti ve hemen cevapladı: ‘Niye duymak isteyeyim ki nasıl öldüklerini?Her gün görüyorum zaten.’ dedi içinden.Önce gülümsedi ama üstüne bir buruklukta çökmüştü.
Bir gün sonra Hogswarts mektupları geldi ve vakit kayıp etmeden, bakanlık arabaları ile Diagon yoluna doğru yola çıktılar.Harry, hiç çıkmak istememişti büyücülerle dolu bir mekana.Çünkü herkes ona bakacak ve o da kaçmak için bin türlü yalan uyduracaktı.En son dedesinin, Sirius’un ve Remus’un ısrarı ile Neville ile beraber Quiditch Dünya Kupasına gitmişlerdi birkaç kere.Hoş, iyi de olmuştu.Çünkü, büyüdükçe yaptığı işler, zamanın geçip gitmesinde yetersiz kalmaya ve sıkılmasına yol açıyordu.Dedesi, Bakanlıkta Dünya Büyücü Okulları Denetimi ve İletişimi İle Muggle Doğumlu Öğrenciler Daire başkanı idi.O yüzden, Harry Hogswarts’ta olan maçları ve düelloları çok iyi biliyordu ve bildiği günden beri hep çalışıyordu.Yaklaşık 6 yıldır.Mark, Tom ve Emma ile, ki dedesinin yardımcıları idiler ve Emma ile Tom çıkıyorlardı, genelde okul hakkında konuşmaya çalışır ve bilgi toplardı.Çünkü ne Remus ne John ne de Sirius onu sıkmamak için okuldan konuşmaz, daha doğrusu derslerden konuşmaz, hep muzipliklerinden konuşurlardı ve Harry’yi güldürmekte usta idiler.
*****************
Cümbür cemaat, bakanlık arabaları ile Çatlak Kazana, ve oradan ise Diagon yoluna gelmişlerdi.İlk işleri, asa almak olmuştu ki kalabalık olmaması için içeri girmişti.Neville ve Harry, Mr. Ollivander’ın Asa Dükkanından asaları aldılar ve Ollivander’ın şaşırması üzerine o bilgiyi öğrendiler.”2 asa da kardeş Mr. Potter”
Harry ve Neville ifrit çarpmışa döndükten sonra
oradan çıktılar ve Hogswarts elbiselerini almak için doğruca Madam Malkin’in dükkanına gittiler.Daha doğrusu büyük anneleri gitti.Neville ve Harry dışındaki erkekler, kazan vs. almaya gitti.Neville ve Harry ise önce kitaplar için kitapçıya, oradan ise en çok gitmek istedikleri yere, Zonko’nun Her Türlü Şaka Mağazasına gittiler ki çok kalabalıktı.
-Harry, bak!Bin bir tattaki fasulyelerden.’ dedi Neville.Hiç yiyememişlerdi.Aslında Sirius kaçak olarak vermeye çalışmış ama Lora’ya yakalanmışlardı.
-Neville, şuradaki de ne?’ dedi Harry.Çünkü, “içinizi ısıtacak” bir afiş asılmıştı.
-Bilmiyorum.Sanırım yeni ürün ama baya rağbet görmüş gibi.’ diyebildi Neville.Harry iki de bir yara izini kapatıyor ve dikkat çekmemeye çalışıyordu.Biraz alış verişten sonra, ki 30 galleondan fazla harcamışlardı, dışarı çıkarken bir grup çocuk ile çarpıştılar.
-Siz, önünüze baksanıza!’ dedi solgun yüzlü çocuk aşağılayıcı bir şekilde.
-‘Ö-özür dileriz.Göremedik’ dedi Neville içtenlikle.
-O zaman gözüne gözlük tak’ dedi aynı çocuk bu sefer Harry kızmıştı ama kendini belli etmek istemiyordu.
-Ağzını topla!’ dedi Harry yarı imalı şekilde.
-Sen de arkana bakmadan kaç.Çünkü, ismimi duyunca şoke olacaksın.
-Öyle mi?İsmini merak ettim ünlü ünsüz’ dedi Harry aşırı aşağılayıcı şekilde.
-Evet.Ben bir Malfoy’um.’ dedi çocuk gururla.
-Ha! dedi Neville.
-Komik mi buldun?Senin ismini çok merak ettim doğrusu.’ dedi Draco ama biri ona seslenince, okulda görüşeceğiz dedi ve gitti.Geride kendisine düşman kazandırmıştı.Hem de büyük iki düşman…
-Hadi Neville!Biran önce gidelim.Ayrıca, yarın Dünya kupası var biliyorsun.O yüzden bu gün erken yatacağız.’dedi Harry ve büyüklerin yanına gittiler.
**********
Harry ve Neville’in 4 yıldır beklediği sabah olmuş ama yine, her zaman olduğu gibi, Harry’yi zor uyandırmışlardı.Harry Quiditch sözcüğünü duyunca hemen fırladı ve saat 6 gibi yola çıktılar.
Aslında bakanlık arabaları ile gideceklerdi ama Mrs. Potter istememişti.Çünkü, midesi hemen kalkıyordu.O yüzden anahtarlar ile 2 grup halinde gittiler.Lupin,Harry, Neville, Sirius, Danny ve John bir grup, Mr. Potter, Emma, Tom, Mark Mrs. Potter ve Mrs. Longbottom bir grup idi.Biletler, şeref locasından alınmıştı.O yüzden, bakanla beraber izleyeceklerdi ve Harry, yine onun öğüt vereceğini ve maçı zehir edeceğini düşünüyordu ki.Tahmin ettiği olmadı.Çünkü, bu sefer o sunucu ile beraber oturmuştu.Ama Harry’nin sevinci kursağında kalmış ve Draco’yu görmüştü.Neville’in görmesinden korkuyordu çünkü Neville’i çok kızdırmıştı.Öyle ki Draco onu görmemişti.Harry bu sefer çoook rahat bir maç izliyordu.Süper bir maçtı ama sonuçta,İtalya’ya yenilmişlerdi. Final maçı 31 Aralık’ta, Türkiye-İtalya arasında idi ki maç sözünü çoktan almışlardı.
Kalan 3 hafta ise heyecanı bol ve kahkahalı idi.Çünkü, Sirius ve Lupin, James’in Öğrenci Başı olduğunda yaptığı ilk olaylarını anlattılar.İlk kavga çıkaran Slyhterinli’den önce 50 puan indirmiş, sonra McGonagall ile cezaya bırakmış ve tabi son olarak gizlice onu tuvalete tıkmış.Ve cezaya gitmesini önleyip 100 daha indirilmesini sağlamıştı. Harry ise sadece “işte benim babam” diyip kahkaha artışına neden olmuş ve eklemişti:”E yalansa, yalan diyin!” dedi kaşları çatık küsmüş gibi arkasını dönerek.
Okula gidileceği gün Harry’yi uyandırmayı başardıktan sonra, bir güzel kahvaltı edip yola çıktılar.Aslında Harry’yi tren ile göndermek istemiyorlardı.Hatta bir de koruma ile gideceklerdi.Ama Harry, herkesten şunu anlamasını istiyordu.”BEN FARKLI BİRİ OLMAK İSTEMİYORUM!” Neyse ki Harry, Neville sayesinde Lora’yı ikna etmişti.O da herkes gibi trenle gidiyordu şimdi.Duvardan bile geçmek süper iken, o treni görmek…Anlatılamaz bir duygu idi.Lora’nın Harry’ye, sımsıkı sarılmasından sonra nihayet, Danny ile konuşmuşlar ve mektup sözü vermişler, nihayet trene binmiş ve bir kompartımana oturmuşlardı.Trenden el sallamayı da unutmamışlardı.Trenin hareketinden 5 dakika sonra,kızıl kabarık uzun ve kıvır-kıvır saçlı , bilmiş tavırlı, güzel bir kız ve arkasında da aynı kızıllıkta saçlar ile çilli bir yüze sahip olan bir oğlan çocuğu girmişti ve ikisi de çok sinirli görünüyordu.
-Merhaba burası boş mu?’ dedi kız ama çok sinirli idi.
-Evet oturabilirsiniz.’ dedi Neville kurbağasını severken.
-Kusura bakmayın biraz sinirliyiz.Malfoy diye biri bizle dalga geçti de.’ dedi erkek çocuğu.Bunu duyan Neville önce biraz sinirlendi ve kaslarını gösterircesine gerindi ama kurbağanın viyaklaması üzerine hemen eski haline geri döndü.Erkek çocuğu bunu fark etmemiş olacak ki sözüne devam etti.
-’Ben Ronald Weasley, ama Ron diyebilirsiniz.Bu da Hermione Granger.’ dedi ve diğerlerine baktı.
-Ben Neville, Neville Longbottom ve bu da Harry, Harry Potter’ dedi Neville ama o nerden bilsin yüzlerin kaskatı kesileceğini…
-Ha-har-Harry Potter mı?Ünlü Harry Potter mı?Vay canına!Demek gerçekmiş.’ dedi Ron
-Tabi ki Gerçek Ron.Vay canına, tanıştığıma inanamıyorum.Son bin yılda olan olaylar arasında, Hogswarts’ın kurulmasından sonra olan en büyük olay deniyor.Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen’in ölüm lanetine karşı gelmek, üstelik bir yaşında!’ dedi Hermione hayranlıkla


En son harryptt tarafından C.tesi Ara. 06, 2008 11:14 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
harryptt
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 23/11/08

MesajKonu: Geri: HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]   Paz Kas. 30, 2008 2:27 pm

-Öyle mi?’ dedi Ron.
-Bir ara otur da kitap oku.’ dedi Hermione kızmış bir tavırla ki ilk kızgınlığı da olmayacaktı bugün anlaşılan.
-Daha 1 saat önce tanıştığın birine nasıl öğüt verebiliyorsun Hermione, anlamıyorum.’ dedi Ron.Harry, bu lafa biraz gülmüştü Neville ile ama Hermione baya sinirlenmişe benziyordu ve kaşlarını bir güzel çattı ki hepsi bir anda sustu…Binalardan, birazcık Voldemort’tan ve tabi ki Harry’den ki Neville, Harry’nin bakışlarından konuyu değiştir imasını anlayıp konuyu değiştirmişti, biraz da Ouiditch’ten ve biraz, yani tamamen ileri büyülerden konuşmuşlardı.
Yavaş yavaş Hogswarts’a yaklaşıyorlardı.Hermione’nin, üstünü değişmesi için dışarı çıktılar, ki Ron kızlar deyip ilerleme teklifinde bulundu ve ileri doğru gitmeye başladılar.Önlerine ikiz çocuklar çıktı.Tıpkı Ron ‘un kopyası idiler.Kızıl saç, çilli suratlar, biraz kısalmış eski bir cübbe…
-Ron, niye üstünüzü giyinmediniz?’ dedi saçlarını arkadan bağlayan
-Fred, Hermione giyiniyor.Bizi de güzelce kovdu.
-Ronald çok ayıp bizi tanıştırmayacak mısın?’ dedi salık saçlı olan
-Ah, pardon George! Yalnız gözler fal taşı gibi büyümeyecek.Tamam mı?’ dedi Ron büyük bir gururla.
-Ne? dedi ikizler.Ron tam cevap verecekken, Hermione onlara seslendi ve uyardı.’ Siz ne yapıyorsunuz orda.Üstünüzü giyinsenize’ dedi büyük bir sinirle. Harry ve Neville önce birbirine baktı ve Neville’in kızlar der gibi bakışı altında Ron’un takibi ile kompartımana girdiler.Üstlerini değiştirdiler ve 5 dakika sonra Hogswarts’a gelmişlerdi bile.
-BİRİNCİ SINIFLAR BURDAN! BİRİNCİ SINIFLAR BURDAN! BİRİNCİ SINIFLAR BURDAN!’ diye bağırıyordu dev cüsseli bekçi.’O Harry, Neville selam!Bu tarafa gelin’ dedi ve hep beraber kayıklara doğru geldiler ve bindiler.Önde Hagrid ve arkada yaklaşık 50 kayık ve her kayıkta bir ev cini fener ile 3-4 öğrenci geliyordu.O görkemli kale Hogswarts göründüğünde herkes nefesini tutmuş o güzelliğe bakıyordu.Güzellik de denilemezdi.Bu bir-bir ihtişam, destan, yeri göğü inleten bir olağan üstülüktü.Öyle ki, karaya vardıklarında, Hagrid kapıyı çaldı ve bir kaç saniye bekledikten sonra kapı yavaşça ama gıcırdamadan açıldı.Giriş katında bekleyen Profesör McGonagall, Hagrid’e teşekkür edip, onlarla beraber doğruca Büyük Salona yöneldiler.Kapı açılmadan önce, Harry içerdeki gürültüyü duyabiliyordu.McGonagall, isim listesini ve seçmen şapkayı almaya gitmişti.o gittikten birkaç saniye sonra, Malfoy onun yanına gelip
-Demek trende anlatılanlar doğruymuş.Harry Potter, Hogswarts’a geliyormuş.ben Draco Malfoy, ama tanışmıştık Zonko’da, değil mi?
-Evet maalesef evet, öyle bir şanssızlık yaşamıştım’ dedi Harry ve Draco’nun suratının morarmasını ve Harry’ye imalı bakarak eski yerine geçti.O sırada McGonagall gelmişti ve hepsi beraber içeri giriyordu.Eğer Harry bilmese idi, tavana kendini kaptırabilirdi.Görkemli Büyük-küçük ayı takım yıldızı ve hatta yaklaştırılmış gibi Mars.Sanki dünyanın dibinde idi.Neyse ki Harry’nin ilgilenmesi gereken başka bir konu vardı ki, eğer bunu bugün hallederse rahat bir şekilde uyuyacaktı.
Hepsi heyecanlı görünüyordu.Neville, Harry ve Hermione dışında.

Seçme töreni başlamıştı:
Anderson, Chole (Hufflepuff)
Buron-Alice, McGan(Ravenclaw)
Charlie, Marry (Ravenclaw)
Dursley, Dudley (Gryffindor) ki bazı öğretmenler onu gördüğüne şaşırmıştı.3 öğretmen hariç: Snape, McGonagall ve Dambledore
*
*
Finch-Fletchley, Justin(Hufflepuff)
Granger, Hermione (Gryffindor)
Hans, McLearnt(Slytherin)
*
*
Longbottom, Neville(Griffindor) derken tüm yüzler Neville çevrilmişti, ki Harry çağrıldığındaki fısıldamaları duyabiliyordu kulaklarında…
*
*
Malfoy, Draco (Slytherin)
Moon,Nott, Oscura, Parkinson…En sonunda gelmesini istemediği an gelmişti işte.Önce bir güzel Voldemort’a küfür etti, bu anı yaşattığı için ve sonra ismi okundu ve ilerledi ki kulaklarında duyduğu o fısıltılar hemen başlamıştı.Hatta, o Seçmen Şapkaya yaklaştıkça artık fısıltı değil normal konuşma halini almaya başlayan fısıltılar(!?).Harry, Dambledore’un, izlemek için eğildiğini fark etti ve öğretmenlerin konuşması da diğerleri ile Seçmen şapkayı takmasından sonra kesiliverdi.Sanki herkese beden kilitleme büyüsü yapılmıştı.
-Vay, vay, vay!Bir Potter.En son amcanın beni taktığını hatırlıyorum.Evet yaklaşık 20 yıl önce idi.Ama, babanla amcandan farklı özelliklerin var.Çatal dilsin ki Slytherin’e gitmek için çok uygun.Ama aynı zamanda, Godric Gryffindor gibi de arkadaşlarını korumaya düşkünsün.Kafa tam Ravenclaw’un istediği gibi.Ama, senin ailen her zaman Yiğit Gryffindor da yer aldı ki sanırım değiştireceksin.Harry o an aklından seçmen şapkaya hayır dedi ki seçmen şapka binayı haykıracak iken kapadı belli belirsiz ağzını.Beni Slytherin harici her binaya gönderebilirsin.Ama, eğer Slytherin’e girersem, Azkaban dinlemem, seni yakarım demek isterdim ama ben Yiğit Gryffindor’un binasında olacağım için bir şey diyemiyorum, maalesef.’ dedi Harry çok zeki bir şekilde ve seçmen şapka sanki bunu beklermişçesine bir gülümseme yaydı ağzına ve sadece Harry’nin duyacağı şekilde biliyordum dedi o kolalı dikilmiş ağzı ile..Ve haykırdı: GRYFFİNDOR!!!!
En sona 2 kişi kalmış biri Ron ve diğeri Zabini idi.Zabini Slytherin’e ve Ron ise Gryffindor’a yerleşmişti.
McGonagall, bardağa kaşık ile vurdu ve herkesin dikkatini çekmeyi başardı.Herkes burayı dinlesin.Profesör Dambledore konuşma yapacak dedi ve oturdu nazikçe.Dambledore, yerinden kalktı acele etmeden.Harry, kendisinin dikleştiğini hissediyordu.Sanki kendisini Dambledore’a kanıtlamak istiyordu ki zaten fazlaca kanıtlamıştı bunu.
-Evet!Her sene aynı hatırlatmaları yapmaktan sıkıldım.O yüzden, farklı bir açıklama daha yapayım dedim.Bildiğiniz gibi, Hogsmead’e sadece 3. sınıflar ve üst sınıfları gidebilecek.Karanlık Orman’a cezalılar harici, kendisini ölüme atmak isteyen varsa gidebilir.Ayrıca yine Mr. Filch’in artık saymayı bıraktığım hatırlatmalarından dolayı, en son 1 milyonu geçmişti, eğer koridorda gereksiz büyü yapan olursa, bizzat ben ceza vereceğim’ dedi ve o sırda portakal suyu içen Harry, portakal suyunu Ron’a püskürttü ve püskürten bir tek o değildi ve millet kahkahalarla gülüyordu, ve Dambledore ekledi ‘Bende öyle tahmin etmiştim’ dedi milletin gülmesine.’Evet bu yıl tüm her şeyden farklı olarak, hepinizin bildiği üzere 31 aralık sabahı Quiditch Dünya Kupası var, ne kadar İngiltere yarışmasa da, bakanlık tatil yapmamızı, ama isteyenlerin Hogswarts’ta kalabileceğini de ekledi.Unutmadan, Düello Kulüpleri’ne yeni bir kural eklendi.Binalar arası yapılan düellolardan sonra ilk 10’lar kendi aralarında bir daha turnuva yapacak ve kazanan bina öğrencisi, 100 puan da kazandırmış olacak.evet, sanırım bitti.Şimdi yumulun!’ dedi ve herkes aynı anda ‘EMREDERSİNİZ!’ dedi.
-Harry Potter!’dedi biri ama Harry arkasını döndüğünde kimseyi görmedi.Tekrar o enfes kızarmış balık ve acı soslu ezme salatasına dönecekti ki yemeğinin içinde bir kafa duruyordu.
-Ah, selam.Sen Neredeyse Kafasız Nick olmalısın.Gryffindor hayaleti.’ dedi Harry bilmişçe
-Evet, ama korkmadın mı?’ dedi hayalet.Sanki yemeğin içinde bir kafa görünce insanın korkması gerektiğini düşünüyordu(!?) hala.
-Ah, pardon korkutmak mı istemiştin?Çok özür dilerim.Yani, hiç korkutma gibi bir eylemin olduğu yazmıyordu kitaplarda.Ve şey yemeğimden çekilir misin?Çok açım da.’ dedi Harry ve Nick yavaşç masanın üstünde oluşmaya başladı ve ‘aslında evet’ der gibi görünüyordu.
-‘Aslında, İskeletsizlerden umudu kestim.Sadece benle eğleniyorlar.Ben de beni çağıran bir gruba katılmayı istedim ve dün akşam bir gruptan mektup geldi ve katılmak için tek şart, Gryffindor masasında Dambledore’un tarafında olan baştan 10. çocuğu korkutmamı istediler.Ama ben nerden bileyim ki, Harry Potter’ın oturacağını!’ dedi Nick.Büyük bir hayal kırgınlığı yaşıyordu.
-Nick, acaba hangi gruptan mektup almıştın?’ dedi Neville.
-Gören gözler grubundan! dedi zavallıcık ki bunu söylediği anda çevresindekilerden büyük bir kahkaha sesi yükseldi.Zaten herkes Harry’ye, öğretmenlerde dahil, bakmak için bahane arıyordu ki bundan iyi bir bahane olamazdı.
-Neden gülüyorsunuz?’ dedi Nick
-E, seni bildiğin kandırmışlar ki..Onlara gören gözler denir.Çünkü, hepsi geleceği görebilirler’ dedi Hermione muzipçe ve kendini tutamayıp tekrar gülmeye başladı.Nick sinirlenmiş bir şekilde oradan bir hışımla çıktı.Sanki hayaletleri tekrar öldürecekti ki(!)
Akşam yemeğinin bitmesi ile tüm binalar, 1.Sınıfları hariç, ortak Salona yöneldi.Öğretmenler hala duruyordu.Harry7nin anladığı kadarı ile, Dambledore bir konuşma yapacaktı.
-Evet şimdi beni dinleyin lütfen’ dedi Dambledore.herkes ona bakınca, konuşmasına devam etti.’Evet, Düello kulübünde bildiğiniz gibi af edilmez lanetler ve dondurma büyüleri gibi büyüler yasaktır.Ama, geçen yıldan örnek vermek gerekirse, bir ay hasta hane kanadında kemik çıkarmak zorunda kalan öğrenciden, bacağı kayıp olan, öğrenciye kadar her türlü öğrenciyi bulabilirsiniz.O yüzden girmeden önce iyice düşünün.’ dedi ve Öğrenci Başlarına gidebilirsiniz dedikten sonra, Büyük Salon 10 dakika içinde boşalmıştı bile.Harry tam çıkarken 2 öğretmenin kavga ederek ama bakışları ile kavga ederek çıktığını fark etti.Birini bir yerden çıkaracaktı ama diğerini tanımıyordu.Aklına gelmek üzereydi, siyah yağlı saçlar, keskin gözler.Ama o insan selinde düşünecek bir sürü şey vardı…Hem şimdi sıcak bir yataktan başka ne düşünülebilirdi ki???
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
_-ReVeN-_
Admin
Admin
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 84
Yaş : 21
Nerden : Gryffindor
Lakap : Betüş
Kan Saflığı ? : Melez
Evcil Hayvanın? : Kuş
Kayıt tarihi : 23/11/08

MesajKonu: Geri: HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]   Cuma Ara. 05, 2008 5:16 pm

çoook güzel yazıyorsun.

Nicki çok iyi kandırmışlar.
Snape ile kavga eden kim acaba?

Neyse yeni bölümü acilen bekliyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hp-potter.forummum.com
harryptt
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 23/11/08

MesajKonu: Geri: HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]   C.tesi Ara. 06, 2008 11:12 pm

[/b][/size]
[br] 2. Bölüm: Dumbledore'un Odasına Giderken...
Şişman Hanım’ın portresine gelerek, parolayı söyledi öğrenci başları ve kendilerini birden Ortak Salonda buldular.Harry ilk bulduğu koltuğa resmen serilmişti.Karşısına Ron, yanına Hermione ve Neville geçmişti. Neville, Ron ile Hermione’nin arasında kalmış ve kafasını bir Ron’a bir Hermione’ye çeviriyordu ki sonunda dayanamayıp patladı: ‘Yeter!’ dedi yari kızgın ve yarı bıkmış şekilde.’Ron, saçmalamayı kes ve Hogswarts’ta bir sürü gizli bölmenin olduğunu kabul et.Hermione lütfen sende artık Ron’a bağırarak bir şey anlatmayı kes.Yoksa ikinizde birbirinizden soğuyacaksınız.Ve Ron’un dediği gibi kimeralar kartal başlı aslan gövdelilerdir.Oh be!’ dedi ve arkasına yaslandı.Çok rahatlamıştı ki Harry kafasını ‘çocuk gibi bunlar’ diye sallayarak gülüyordu.O sırada yanlarına bir çocuk geldi.Baya tombul, büyücü tipi olmayan bir çocuktu.Harry ile aynı boyda sayılabilirdi.Kahverengimsi saçları ve iri kahverengi gözleri vardı.
-Şey, yanınıza oturabilir miyim?’ dedi çocuk utanarak.
-E-elbette.Ben Hermione Granger.’ dedi Hermione ve onun bir şeyler demesini bekledi.
-Ben de Dursley, Dudley Dursley.Şey annem-babam büyücü değil, o yüzden biraz garip bir-
-Benimkiler de değil.Ama ben hemen alıştım’ dedi Hermione sıcacık gülümsemesi ile
-Aslında, teyzem büyücü imiş.Tabi birde benle yaşıt bir kuzenim varmış ama onlardan hiç bahis edilmez evde.Ama ben hep kuzenimi merak etmişimdir.’ dedi Dudley
-E onlar büyücü ise kuzenin mutlaka buradadır.Tabi Kofti değilse’ dedi Harry ve Dudley öyle bakınca hemen ekledi: ‘Yani, anne-baba büyücü ama kendisi değil.’ dedi Harry masumca.’Ben bu arada ismimi söylemedim.Adım Harry James Potter.Bu Neville Longbottom, beraber büyüdük.Bu da Ron Weasley.Hermione ile tanıştın zaten.’ Diye de ekledi Harry gayet sıcakkanlı bir şekilde.Anlamıyordu.Sanki biri bu çocuk ile tanışacaksın der gibi ona sürüklüyordu onu.İçinde bir kıvılcım vardı.Daha önce hissettiği ama hatırlayamadığı bir kıvılcım.
-Memnun oldum.’ diye böldü Harry’nin düşüncelerini.’Bana Dud diyebilirsiniz.Ve ayrıca genelde ailelerin aynı binaya yerleştiğini duydum.
-Evet.Genelde!’ dedi Harry, Sirius’u hatırlayarak.’O yüzden yarın McGonagall’a soralım, istersen?’ diye de ekledi.Dudley bu işe çok sevinmiş olacak ki, yüzündeki çekingenlik kayıp olmuştu.Yerini neşeli, şakalarla dolu bir çocuk almıştı.
*******
-Söyleyin bakalım.Eğer bir adam atlet ise karısı nedir?’ dedi Dud
-Şey, hmm, bir dakika.Tamam, buldum at-adam mı?’ dedi Harry berbat bir espri ile.
-Ay, çok komiksin.’ dedi Ron.’Nedir?’
-Tabi ki don canım!’ dedi Dud yine aynı berbatlıkla.
-Siz üçünüz.Eğer biran önce, ki özellikle Dud sen, ders çalışmaya başlamazsanız sınavları veremeyeceksiniz.’ dedi Hermione.
-Hermione, sınavlara nerden baksan, 2 ay var.Üstelik, daha 1. sınıfız ve 1. sınavımızı olacağız.Yani, en kolay büyüleri sorarlar.Değil mi Harry?’ dedi Ron biraz bilmişlik takınarak.
-Eee, evet ama-
-Yine de çalışılmalı’ diye tamamladı Neville, Hermione’nin yanından.Hermione, desteği bulunca iyice baskı yaptı ve üçlüye ilerledi.Harry’ye İksir kitabını verdi.Dud’a, Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Kitabını ve Ron’a ise Biçim Değiştirme kitabını verdi.ama Harry kitabı aldığı gibi Hermione’ye verdi ve diğer kitabı gösterdi.
-Hermione şaka mı yapıyorsun?O kitap bebeklere göre.Bunu okumanı tavsiye ederim’ dedi Harry ki bu Ron ile Neville’in gülmesine neden olmuştu.
-Harry, ama bu kitap [size=5pt]seherbazlara[/size] göre.’ dedi Hermione ki Ron hemen gülmesini kesmişti.Neville ise gülmeye daha bir zevkli gülmeye başlamıştı.Zor nefes aldığı için kesik, kesik konuşmaya başladı.
-Ama Harry, o kita-kitabı-bir-ay içinde bitirdi, Her-Hermione.’ dedi ve önündeki kitaba gömüldü tekrar.
-NE?’ dedi Ron ve Hermione.Dud ise bir şey anlamamış olacak ki
-‘Şey af edersiniz ama seherbaz ne demek? dedi
-Dud bir dakika.Harry, peki oradaki büyüleri yapabiliyor musun?’ dedi Ron gayet ciddi şekilde ki gözleri “aşırı” şaşkınlıktan dolayı, gözler yerlerinden fırlamayı bekliyordu sanki.
-Aslında iksirler, annemden kalan bir yetenek.’ dedi Harry hava atmamak için.Neville ise hemen atladı bu söze:
-Hadi Harry!Sonuçta annenden bir şey öğrenmedin ki.Hem bu genlerle aktarılsa idi dünyadaki herkes muhteşem olurdu.Zaten Gryffindor şu sözü sana söylemiş: ”Gryffindorluk, sadece yiğitlik Ya da biçim değiştirme profesörlüğü değildir.Gryffindorluk, Slytherin ile Ravenclaw’un üstüne gururun serpilmesidir”’
-Eh, o zaman içimizde bir Harry yatıyor, değil mi?’ dedi Ron zekice.
-Aynen öyle.Tek bir farkla, o çatal dili konuşabilir.Ama bizim öyle bir lüksümüz yok.’ dedi bir ses.
-Kimdi o?’ dedi Dud.Ayrıca ortak salonda, onlar dışında iki 1. sınıf öğrencisi duruyordu ki onlarda bu sesin kime ait olduğunu merak etmiş olacaklar ki Harry’lerin olduğu tarafa döndüler.Ama onların da aynı şekilde olduklarını görünce, aranmaya başlamışlardı.
-Buradayım.Resimlere baksanıza.’ dedi aynı ses.
-Vay Canına! Bu Godric Gryffindor Dean’ dedi çocuklardan biri.
-Seamus, doğru tahmin ettin.Ve asıl konuya dönersek.’ dedi Gryffindor ki simsiyah Dambledore’umsu kısa sakalı, minik burnu, kahverengi gözleri, uzun, kaslı vücudu ve ihtişamlı kırmızı-altın sarısı palyaço giysisi ve yanındaki altın sarısı rengindeki Harry’nin boyundaki aslan ile destansı bir ihtişam yaratıyordu.’Harry Potter!Ne büyük şereftir bu!!!’
-O şeref bana aittir ama nereden biliyorsunuz?’ dedi Harry çok şaşırmış ve Godric Gryffindor’a sorduğu ilk sorunun bu denli saçma olmasından
-‘Tabi ki Seçmen Şapka!Tüm Gryffindor’lardan ayrılan tek özelliğin, yılanlar ile, ÖZEL Slytherinler gibi yani Slytherin varisi gibi konuşabilir, onları yönetebilir, ve istersen onlara kendini öldür bile diyebilirsin.’ dedi ona hayrani ama bir o kadar da delip geçen bakışları ile.
-Ben oradaki resmin donuk olduğunu sanıyordum.’ dedi Ron patavatsızca ki bunu sadece Hermione böyle algılamıştı.
-Ronald susar mısın lütfen?’ dedi Hermione, emir verircesine ki başarılı olmuş ve Godric Gryffindor’un konuşmasına kaldığı yerden devam ettirmişti.
-‘Ama sen seçmen şapkanın dediği gibi Gryffindor’sun.Çünkü; Slytherinler gibi saf kanlık saçmalıklarında değil kendi planında gidiyorsun ki böylece seçmen şapkayı bile şaşırtmış oluyorsun.Büyük alkış.O yüzden sana, çapulculara söz verdiğim ama onların sözlerinde durmadıkları için unuttukları, tüm gizli bölümlerin bir haritasını vereceğim.Ama bunu sadece ama sadece sen hatırlayacaksın.Tabi sen, daha sonra birilerine söyleyebilirsin.ama sadece bu odadakiler olmalılar.
*******
Sabah uyandığında, Harry en son yaptığı işin, Gryffindor ile konuştuğunu hatırlaması idi.Ama buraya ne zaman gelmişti?Harry hemen saate bile bakmadan gözlüğünü takıp aşağıya indi.Resmin önüne geldi ve onun hareket belirtisi olmayan portresine bakarken, Gryffindor’un göz kırptığını fark etti.Ellini cebini atıp çıkarken cebinde bir parşömen fark etti ki aklına Gryffindor’un sözü geldi.Çapulculara söz verdiği o harita.Acaba, onlarla niye konuşmuştu.Haritayı çıkardı.Üstünde bir şey yazmıyordu.Acaba, nasıl açacaktı haritayı?Çapulcu haritası olsa iş kolay idi ama-Tabi ya!Çapulcular.
-Lüzumsuzluk ve muziplik dışında bir şey yapmayacağıma şerefim üzerine yemin ederim.’ dedi Harry ama bir kıpırdama olmadı.Anlaşılan yanlış bir düşünce idi.Harry daha sonra denemek için parşömeni cebine soktu ve uykunun bastırması ile yatakhaneye çıkıp yattı.
Sabah olduğunda ise Ron ile uyandı.İlk derslerine gireceklerdi ve kahvaltı yarım saat sonra başlıyordu.Harry Neville’in, Dudley’nin ve Ron’un dünden bir şey hatırlamaması üstüne ağzını dün akşam için açmadı.Ortak salonda Hermione ile karşılaştılar ve onda da aynı durumu anlayınca o da açmadı ama haritayı daha doğrusu boş parşömen kağıdını da yanına alıp yemek için Büyük Salona indiler.İçerde McGonagall, o siyah saçlı öğretmen ile dün bakışları ile tartıştıkları başı Hindistanlı büyücülerin taktığı sarıklardan takan bir öğretmen, Sprout, Hagrid, Filwick, Dambledore ve Filch masada kahvaltı yapıyorlardı.İçerde tek tük öğrenci vardı.Zaten onların çoğunluğu da Öğrenci Başı ile sınıf başkanlarının olduğu gruptu.Gidip Gryffindor masasına oturdular ve Dudley’nin Harry’ye kafa işareti ile kaşlarını, hadi manasında sallaması ve kaldırmasından dolayı, Harry hemen anlayıp McGonagall’ın yanına gitmeye karar vermişlerdi ki Hermione Harry’ye dur işareti yaptı ve Dudley ile o gitti McGonagall’ın yanına. Harry onlara bir süre baktı McGonagall’ın yanına kadar.Sonra Ron’un dürtmesi ile Ron’a döndü ve onun baktığı, soluk altın ve gümüş renkli giriş kapısına baktı.Orda Malfoy ve iri ve aynı iriliğe denk olacak derecede de salak olan Crabbe ve Goyle’u gördü.Malfoy, ona ‘bak, bak, bak’ der gibi garip bir kafa hareketi yapmıştı.Harry önce bu salakça harekete gülmemek için kendini zor tuttu.Öyle ki sadece o bu durumda değildi.Neville ve Ron da buna katılmıştı ve sonunda dayanamayıp patladılar.Yanlarına gelen ve üstlerinden Hagrid geçmişe dönen Dud ve Hermione ‘ne oldu’ bakışları altında yanlarına gelmişti ama Harry
-Kimmiş Dud kuzenin? dedi.
-Şey, sonra konuşsak.Siz niye gülüyorsunuz?’ dedi Dud.
-Hiç, Malfoy’un kendisini aptal durumuna düşüren hareketine’ dedi Ron balıklama dalışla.
-Evet artık yemek yiyebilir miyiz?’ dedi Neville saate bakarak.Öyle ki saat 8’e geliyordu ve derslerin başlamasına nerdeyse yarım saat kalmıştı.Güzelce ve hızlıca bir kahvaltı ettiler.Yanlarına McGonagall gelip, ders listesini verip gitti.Çok çabuk, soğuk ve ciddi.
-Dostum, bu da ne böyle?Ruh emici gelmiş gibi hissettim.’ dedi Ron.
-Profesör McGonagall.müdür yardımcısı, Gryffindor Başkanı ve Biçim Değiştirme öğretmeni.Ama yeri geldiğinde espri yapan biri.Neyse dersine geç kalmak istemeyiz di mi?İlk ders onla’ dedi Hermione aynı ciddiyetle ki bundan Harry bile etkilenmişti.Hemen kalkmışlar ve sınıfa doğru ilerliyordular.Sınıfa vardıklarında Ravenclaw’tan birkaç öğrenci vardı ve Harry’yi görünce ona hayranlıkla baktılar ve hemen kendi aralarında büyük ihtimalle Harry hakkında konuşmaya devam ettiler ki Harry bundan çok rahatsız olmuştu.Neville durumu anlamış olacak dikkati başka konuya çekti.
-Eee Harry, sence hangi büyü yapacağız?’ dedi.
-Sanırım çaydanlık numarası.Fare ya da örümcek’ dedi ki Ron hemen ayağa kalktı.
-Ne oluyor Ronald Weasley? dedi içeri yeni giren McGonagall.
-Biri şey dedi gibime geldi de efendim.
-Ne dedi Mr. Weasley?’
-Şey, çaydanlığı ö-örüm-örümceğe dönüştürmek gibi Profesör.Doğru mu acaba?
-Aslında kim söyledi ise, Harry’ye yan bakarak, doğru söylemiş.’ dedi ve tahmininde yanılmadığını anladı.
-Efendim, fare olsa’ diye atladı hemen Harry, Ron’un örümcekten korktuğunu bilmediği için üzülmüştü.
-Pekala Mr. Potter.Mr. Weasley fareye dönüştürebilir.’ dedi ve Harry’nin oh demesini bekledi, yüzüne bir gülümseme geldi ve ekledi: ‘tabi sizde ikisini birden Mr. Potter.’
-Profesör, yaptım kabul edin.Ve sonra büyülü sözleri söyleyiverdi, sanki istem dışı: ‘Respid toteerm!’ dedi Harry önünde duran çaydanlığa ve çaydanlık örümcek oluvermişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
harryptt
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 23/11/08

MesajKonu: Geri: HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]   C.tesi Ara. 06, 2008 11:13 pm

-1. sınıf öğrencisine göre mükemmel.Fareyi de çevirirseniz Gryffindor’a 20 puan Mr. Potter.’ dedi McGonagall şaşırarak ki normaldi.Tamam Harry Potter idi ama, sonuçta reşit olmayanlar Hogswarts dışında büyü yapamazdı, değil mi?Harry’de zaten sadece pratikte yapmıştı.Ama bir kere de bir çok büyücünün arasında bunu uygulamıştı gizlice.Bakanlık denetlemesinde ki açığı bulmuştu.Tam tespit yapılamıyordu.Ama kimse ondan şüphelenmemişti.Ne de olsa daha Hogswarts’a bile gitmiyordu.Hangi aklı başında adam şüphelenirdi ki?
Harry nefesini tuttu ve bileğini o kadar nazik ve kıvrak sallamıştı ki McGonagall bile hayran kalmıştı.Harry sözleri içinden söyledi bu sefer, ’Remaus toteem’ dedi ve başka bir çaydanlık fare olmuştu.Neville hariç herkes ona öyle bakıyordu ki McGonagall ‘Size sözsüz büyünüzden dolayı 50 puan.Ama bunu nasıl yaptığınızı anlayamadım Mr. Potter.Çok çalışılması gereken bir konudur.Bunu daha sonra görüşeceğiz.Neyse şimdi herkes yerine geçsin lütfen.Daha demin Mr. Potter’ın yaptığı gibi Mr. Weasley de dahil herkes bu iki büyüyü yapacak.Fareye dönüştürmek için, asanızı hafifçe sallayıp çaydanlığa vuruyorsunuz.Sözlerimiz ise, “Remaus toteem”.Şimdi, herkes nazikçe asasını sallasın.Ama büyü-
BOMMM!!!! diye bir ses gelmiş ve herkes gelen sesin sahibine dönmüştü.
-Mr. Finnigan, ben de tam büyülü sözü söylememeniz konusunda uyarıyordum ki siz herkesi biraz sesli olacak şekilde uyardınız.Evet, Mr. Finnigan’ın gösterdiği gibi sadece asa hareketi yapacaksınız.Uygulama 3. derste olacak.’ dedi McGonagall ve herkesi gülme krizi tutmuştu bile.’Gayet ciddiyim.Yoksa Mr. Thomas kadar kararırsınız. diye de ekledi McGonagall.ama gerçekten ciddi görünüyordu.Harry tam anlayamadı, ciddi mi değil mi?ama o da gülmüştü.
-Eee, Profesör peki ben?’ dedi Dean bu sözün üstüne
-E sizden daha kara biri olamaz Mr. Thomas.’ dedi McGonagall ki bu sefer o da sadece yüzünün gerilmesinden anlaşılacağı gibi gülüyordu.Ama sınıf büyük bir kahkaha ile gülüyordu.Sınıfta bir kişi gülmüyordu.O da doğal olarak yüzünde patlama izi taşıyan Seamus idi.Ama o da 3. derste kendisi gibi başaramayanları görünce, yüzüne gülümseme gelmişti.Tabi ki onların başarısızlıkları ile övünmüyordu.Sadece kendisini yalnız hissetmemişti o kadar, masum bir dost gibi.
Harry ise grubunun yapamadığını görünce onlara yardım ediyordu.En çok sorun çıkaran Ron olmuştu.asasını sola değil sağa çeviriyordu.ama onu da halletmişti.En kolay Neville ile Hermione yapmıştı.Onlarda ilk, daha doğrusu derste yapan ilk öğrenci olunca Ravenclaw’un kıskanç olmasa da imrenen bakışları altında 10’ar puan daha almışlardı ki McGonagall bile bugün verdiği 70 puan karşısında içinden düşündü ki ilk kez ilk derste bu kadar puan veriyordu.Ama yine de haklı olduğunu düşünüyordu.Çünkü, haklı idi.İlk gün büyüyü tam yapabilen 5 öğrenci ve biri sözsüz yaptı.Hatta az bile.
4. dersleri boştu.Onlarda doğruca Ortak Salona gitmişlerdi.Birkaç 6. sınıf dışında kimse yoktu.Onlar da ilk günden verilen ödevlere küfür ederek, ama yaparak koltuklarına gömülmüşlerdi.
-Hey, Mike, İmpedimenta büyüsü nasıl yapılıyordu?’ dedi iyice sıkılan çocuk.
-Asanı birini iter gibi salla ve sözü söyleyip gönder.Sen nasıl yurt dışı seherbazlık düşünüyorsun ki?Hoş, benim de pek parlak olduğum söylenemez.Zaten-‘ derken çocuk Harry’nin onları dinlediğini gördü ve donakaldı.”O Harry Potter” dedi içinden ve ekledi.
-Bir dakika.Sen belki gösterirsin Potter.’ dedi dalga geçerken ama Harry mimikleri ile peki diyince “İmpedimenta” dedi ve çocuk biran duraksadı ve ağzı baya açık olan diğer çocuk ile Ron, Neville ve Hermione’ye katıldı.
-Sen, sen, sen nasıl yapmak?Ben, tam, onu, ama, yani nasıl, ben anlamamak’ gibi bir şey söyledi çocuk ama Harry hiç şaşırmamıştı.
-Harry, seherbaz olmak istiyorsun ama bunu bana da gösterebilirdin?Ben sadece bunu kuram olarak biliyorsun sanıyordum’ dedi Neville ki o da onlar kadar olmasa da şaşkındı ama araya Dud girdi.
-Millet, neden bahçede dolaşmıyoruz?Biliyorsunuz yarım saatten fazla var yemeğe ve burada pek eğleneceğimizi sanmıyorum.’ dedi Dud içeri girerken ama o içeri yeni gelmiş ve ne olduğunu bilmediği için pat diye söylemişti.Ama herkesin ağzı çık olduğu için onu pek duymazlıktan gelmediler ve o da ne oldulu bakışlarla onlara bakıyordu.
-Eee, Dud haklı.Hadi bahçeye gidelim.Burası biraz fazla, aman boş verin.’ dedi Harry ama hala herkes şaşkındı.6. sınıflar ise bir kat daha şaşkındı.
-Harry bizi bekle’ dedi Dud ama hala olayı bilmediği için Harry’nin gerçekten bahçeye gitmek istediğini gören o olmuştu ki onla beraber uyanan diğerleri de ikisinin arkasından yürümüştü.Olanları Dud’a anlatan Ron ise hala o anı yaşayarak anlattığı için, Dud’un da büyük şaşkınlık geçirmesine neden olmuştu.Üstelik buna neden olan en büyük etken ise 6. sınıfların bile hala yapamaması idi.
Yemekte ise, tüm öğretmenlerin kim olduklarını öğrenmişlerdi.
-‘Bak Harry, bu Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni Profesör Quirrell ki, bu yıl çok korkak olduğu söyleniyor ve nedense hep sarımsak koktuğu da konuşma arasına girip mide bulandırıyor.Diğeri ise, tam bir Slytherin olan ve Slytherin Başkanlığı yapan, Gryffindor’a ise işkence çektiren iğrenç tam yağlı siyah saçlara sahip ki sanki aylardır yıkanmıyormuş gibi düşündü Harry, kanca burunlu keskin bakışlı iksir öğretmeni.Kısa boylu olan Profesör Flitwick, tılsım öğretmeni ve Ravenclaw Başkanıdır.İyi bir öğretmendir de.Kafasında şapka olan ve yaşlı gözüken, gülümseyen Profesör Sprout ise Bitki-bilim öğretmenidir.Ayrıca Hufflepuff’ın bina başkanıdır.Ve şurada duran kısa saçlı kadın ise Madam Hooch’tur.Gerisi de size girmiyor zaten’ dedi Fred ve tekrar arkadaşları ile konuşmaya döndüler ki ortak salondaki 2 çocuk hala şaşkın şekilde geldiler masaya ve arkadaşlarının arasına oturdular ki bir süre sonra olanları anlatmış olacaklar ki tüm çevresindekiler Harry’ye bakıyordu.Tamam herkes bakıyordu.Ama onların bakmadaki amaçları farklı idi.Aslında aynı da sayılır.Sonuçta tüm öğrenciler hayran idi Harry.Bir bina hariç tabi ama Slytherinler de hayrani olarak sayılabilirlerdi.
Öğleden sonra ki ilk iki dersleri tılsım, sonra ise iksir idi ki tılsım yine Harry’lerin grubu ile Gryffindor 50 puan almıştı.Buna Dudley’de dahildi.İksir ise o kadar güzel puanlı geçmese de hiç değilse puan da kaybetmemişler ve Slytherin’de puan almamıştı.
-Pekala Potter, bezir bulmak istesen, nereye giderdin ve ne için kullanırdın?
-Bezir, keçi karnından çıkarılır.Ayrıca; panzehirlerinde olmazsa olmazıdır Profesör, Efendim’ dedi Harry.Pot kırıp kırmadığını kontrol etti Harry ama Öyle ki Snape buna doğru demiş bir de puan vereceğine burun kıvırmıştı.Yani pot kırmamıştı.
-Hmm, o zaman, güçlü derin bir uyku geçirmek istiyorsun.Hangi iksiri hangi ana maddelerle yaparsın?’ dedi Snape ki bu baya zordu.Çünkü her ders parmak kaldıran Hermione, bu soruda susmuştu.Harry’de biraz zorlanmıştı ama cevabı bulmuştu.
-Şey, ben olsaydım Yaşayan-Ölü iksiri yapardım Profesör.Hem derin bir uyku çeker hem de kabussuz bir rüya görürdüm.ana maddeleri ise bezir, çirişotu ile pelin otudur.’ dedi Harry
-Hmm.Doğru.Evet Potter ne eklemek istiyorsun?’dedi Snape Harry’nin devam etmek istediğini görünce.
-Şey, kokusu biraz kötü olduğu için 1 tutam kaynatılmış limon yaprağı ki mutluluk kaynağı ve hiperaktiflik katar ve yanına birde şey yoğurt ama Türk yapımı süzme yoğurt katarım 100 gram olacak şekilde ki o da pasiflik katar.Böylece, limon hiper aktifliği etkisini yitirir hem mutlu olur, hem kokusu güzel olur, hem güzel koku hem de güzel bir uyku çekeriz.’ dedi Harry ki bu Snape’i baya rahatsız etmişti ve hemen onayladı ve geçiştirdi ve ders sonuna kadar Gryffindorlar’a bulaşmadan konusunu anlattı.Snape’i kızdırıp bir de puan sildirmemek ise tam bir ordinatlık idi ki Snape bu duruma çok kızmış alacak, yarım metre uzunluğunda vampirler ve savunma yolları ile ilgili ödev hazırlamalarını istemişti ki bu duruma önce Gryffindorlar uzunca bir “of” çekmişti ve tam puan kıracak iken Slytherinlerde “of” çekmiş ve puan kırmak için açılan boyca dar ama ence geniş olan ağzı açık kalmıştı öylece.
Herkes akşam yemeği için aşağı indiğinde Gryffindor’un nerdeyse 100 puan önde olduğunu görmüş ve şaşırmıştı.Ama ortada dolanan söylenti ki nerdeyse doğru idi, Harry Potter, Sağ Kalan Çocuk, bu puanları kazandırmıştı.Ama nerdeyse doğru olan bu söylenti de Neville, Hermione, Ron ve Dudley unutuluyordu.Puanların yarısı onlar sayesinde kazanılmıştı ve Harry bunları onlara anlattı utanır sıkılır şekilde ama onlar anlayışla karşılamışlardı.
Yemek tam başlarken gelen baykuş postalarında Harry’ye de mektuplar gelmişti.Anthony Potter ve Danny John Potter’dan.Harry önce dedesinden gelen mektubu açtı ve okudu.

Selam Harry,
Bugün okuldan, yani Profesör McGonagall’dan mektup geldi ve ilk derste 70 puan aldığını söyledi.Dambledore bile böyle bir şey yapmamıştır.Bu muhteşem bir duygudur herhalde.
”Ya tabi ne demezsin” diye geçirdi Harry ve devam etti.Çünkü benim için öyle Harry.Senle gurur duyuyorum.Baban gibi Biçim Değiştirme’de ve annen gibi iksir’de başarılı olursun umarım.Bu arada Neville’e ve sana, büyük annenin, Rowena ve Amalia’nın selamı var.
Not:Arkadaş grubunun da iyi olduğu söyleniyor ve kuzenine de dikkat et.

Anthony Potter
Dünya Büyücü Okulları Denetimi ve İletişimi İle Muggle Doğumlu
Öğrenciler Daire başkanı


-KUZEN?’ dedi Harry çevresindekilerin duyacağı sesle ki Dudley ve Hermione biraz kızardılar.Neville içerken, portakal suyunu karşısında duran Dud’a, Ron ise ağzına tıkıştırdığı yemekleri kusarmış gibi önce Hermione’ye püskürttü ama sonra genzine kaçan şeftalili pasta yüzünden öksürmeye ve kırmızılıktan ki saçları da bunun yanında artık kırmızı görünmüyordu sanki, boğulmaya başladı.Seamus ve Dean ise karşılıklı boğulmaya başlamışlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
harryptt
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 23/11/08

MesajKonu: Geri: HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]   C.tesi Ara. 06, 2008 11:13 pm

-Ne dedin Harry en son?Pek anlayamadım.’ dedi Neville kendine gelerek.
-Al da oku.’ dedi Harry, Neville’e ki Neville okurken yine aynı şaşkınlığı yaşıyordu.
-Kuzen de ne demek?’ dedi Neville.
-Şey, bilemiyorum.Ama umarım bizim binadadır.Bir de Slytherin çıkıyor muymuş?’ dedi Harry ki bunu düşünmekten mahvolmuştu.Acaba kimdi?
-Harry, senle aynı kanda ne de olsa? Gryffindor’dadır, meraklanma.’ dedi Hermione biliyor ama söyleyemediği için o da mahvoluyormuş gibi geldi Harry’ye ve hemen sordu.
-Hermione, sen bu kişiyi biliyor musun?’ dedi Harry hemen ki şüpheleri de doğru çıkacakmış gibi bir his vardı içinde.
-Harry, belki diğer mektupta yazıyordur.’ dedi Neville ve Harry hemen Hermione’den uzaklaşıp mektubu açtı ve Danny’nin mektubunu okumaya başladı.

Selam Kuzen,
Hogswarts nasıl bir yer?Ayrıca gelmek için sabırsızlanıyorum.Çünkü, Sirius ve Remus, sen gidince aynı Hogswarts anılarını tekrar, tekrar dizi gibi bana anlatıyorlar ve bu 363 gün var ya bitmeyecek gibi.Neyse, düello kulübüne katılacak mısın?Ayrıca, ilk günden 70 puan kazandırmışsın ilk dersten.İşte benim kuzenim.Tabi bir de yeni kuzen olayı var.Muggle doğumluymuş yani, anne tarafından.İsmi tam hatırlamıyorum ama tekerleme gibi idi.Neyse, sen zaten tanışmışsındır.Büyük babamlarda kalıyorum senin odanda.Burası amma da dağınık ya.Neyse, posterlerin süper.Sanırım, dedem 2 hafta sonra, düelloyu başlatmak için gelecekmiş ve ben de geleceğim.İkna ettim.2 hafta sonra görüşmek üzere…
Not:Bu arada isme aldırma.Büyük babamın o kadar uzun ismi olunca ben de bir şeyler uydurayım dedim ve 5 dakikada bunu uydurabildim.

Kuzenin Danny
Çapulcuların Akrabası ve Sağ Kalan Çocuğun Kuzeni


Harry mektubu okuduktan sonra aklında büyük, Hogswarts’ı yıkacak derecede bir yıldırım çaktı.Ve hemen aklına şunlar geldi “ismi tekerleme gibi”
-Dud, kuzenin kimmiş?Sonra söylerim dedin ama hala demedin.’ dedi Harry ve şüphelerinde haklı olduğunu hemen anladı.Hermione elleri ile oynuyor, Dud’un kulakları ise Ron’un saçları kadar kızarıyordu.
-Hakikaten Dud.Kimmiş?Söylememiştin. Araya başka konular girip kaynadı.’ dedi Neville.Harry’yi anlamış olacak ki hemen yüklendi.
-Şeymiş, şey [size=6pt]Harry Potter’ [/size] dedi ama anlaşılmadı tam olarak söylediği.
-Kimmiş?’ dedi Ron anlamayanların takındığı o bilindik ifade ile eğilmişti.Kaşlar kalkık, kafa söyleyene yaklaşmış ve hafif bir gülümseme…
-Eee şeymiş.Sen!’ dedi Dud sonunda ve Harry’nin yüzünde söylemediği, bir de üstüne geçiştirdiği için beklediği kızgınlık yok, aksine bir sıcaklık vardı.
-Tahmin etmiştim.’ dedi Ron hemen.ama kimse onu dinlemiyordu.Herkes bir Harry’ye bir de Dudley’ye bakıyordu.Harry şaşkınlık ve anne tarafından sonunda biri ile tanıştığı için, yüzüne yayılan gülümseme ile Dudley’ye, Dudley ise buna gelen şaşkınlıkla Harry’ye bakıyordu.Sonra Neville de gülmeye başlayınca herkes gülmeye başladı.Ortam Hermione’nin beklediği gibi olmamış, grup bölünmemiş, hatta daha da güçlenmişti.Tabi bu güçlenme bazılarına tedirginlik, bazılarına ise güven veriyordu…
***************
Ortak Solana geldiklerinde, hepsi serildi koltuklara.Yarım saat kadar sonra ödevleri yapmaya başlamışlardı.İlk bitiren Harry ve Hermione olmuş, Harry Dud’a, Hermione ise Ron’a yardım ediyordu.Neville de zaten bitirmek üzereydi.Saat gece yarısını vurunca, artık ortak salonda nerdeyse kimse kalmamıştı.Grubun dışındakilerde gidince, Harry grubu çevresine topladı ve dün olanları anlattı ve haritayı çıkardı.Ama herkes, bir haritaya bir Godric Gryffindor’a bakıyordu ki o da onlara gülümsedi ve yine katılaştı.Şimdi hepsi biliyordu haritayı ve zaten geç oluyordu.o yüzden Harry yarın ders olduğunu hatırlatıp, ‘başka zaman açmak için tartışırız’ dedi ve herkesle beraber yatakhaneye gitti.Başını koyduğu an düşüncelerle uyumuştu zaten.
***************
Saat 6’ya geliyordu ve tüm herkesi büyük gürültü ile uyandıracak çığlık çınladı kulaklarında.Harry hemen aşağıya inip neler oluyor diye bakmaya indi.Bir kız yerde yatıyordu.Onu ilk gören olmaması iyi idi.Çünkü, gördüğü kan bile yeterince fazla idi.Asasını çıkardı hemen ve büyülü sözleri haykırdı.
-Wingardium Leviosa’ dedi Harry kıza yönelterek asayı ve onu kanepeye yatırttı.Sonra içinden hiç kimsenin duyamayacağı bir büyü ile kızın yaralarını temizledi.
-Tatty!’ dedi ve hemen tamamen Gryffindorlar içinde olan ev cini Tatty belirdi.
-Evet Harry Potter Efendim.Bu saatte ne-‘ diyordu ki kızı ve yerde hala temizlenmeyi bekleyen kanları gördü ve büyük olan gözleri iyice büyüdü.Kalakları ise arkaya yatmıştı.
-Onu hemen Hasta hane kanadına götürmeni istiyorum.Madam Pomfrey onla ilgilenir.Ayrıca Profesör McGonagall’a da haber ver.’ dedi Harry ve arkasından hemen McGonagall içeri girdi ve manzara karşısında şoklanan kalp krizi hastası gibi geri atıldı ve nefes aldı kocaman.O sırada zaten Tatty ve kız gitmişti.Herkes Harry’ye, McGonagall’a ve yerdeki kana bakıyordu.Harry bu sefer ise büyüyü sesli söyledi.
-Cleanum Carpetes’ dedi ve halı sanki yeni alınmış kadar temizlenmişti.
-Burada neler oldu?Ve niye herkes kalktı ki?’ dedi McGonagall.Öyle ki bunun için gelmemişti.Harry’nin çok uykusu olmasına rağmen olan bu kısa olayı kısaca özetledi ve herkeste onay verince, McGonagall doğruca Hasta hane Kanadına, Harry ve Dud ise doğruca McGonagall’ın isteği üzerine Dambledore’un odasına gittiler…
Odanın muazzam geçidine gelince, Harry “Nane sakızlı dondurma” dedi ve altın renkli kanat ve gövdesi ile zümrüt mavisi gözlü muhteşem heykel hareket etti.Kendilerini Dambledore’un odasının kapısında buldular.Kapıyı çaldılar ve içeri girdiler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
HP ve Bakış Açısı[ 2. Bölüm:Dumbledore'un odasına giderken]
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Z İ Y A P A Ş A
» Kırık Saç Uçları
» ALTAY ÖKTEM'den..

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dumbledore'un Ordusu :: Hikayeler-
Buraya geçin: