Dumbledore'un Ordusu

Sadece Harry Potter!
 
AnasayfaKapıGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gizli Gösterimden % 100 Doğru Bilgiler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ekim
Moderatör
Moderatör
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Yaş : 21
Nerden : Rawenclaw(Ama bu Harry'yi ve diğer Gryfindor'luları desteklemediğim anlamına gelmez :-) )
Lakap : Eko ve Deniz(yani diğer adım :-)
Kayıt tarihi : 26/11/08

MesajKonu: Gizli Gösterimden % 100 Doğru Bilgiler   Çarş. Ara. 03, 2008 6:46 pm

Gizli gösterimi izlemiş birinin ağzından...%100 doğru !

Bugün Harry Potter ve Melez Prens filminin test gösterimine katıldım. Chicago’daki AMC River East’de yapıldı. Gizli bir gösterimdi ve izleyenlerden kimse ne izleyeceğini bilmiyordu. Sadece benim gibi birkaç kişi ne izleyeceğini biliyordu ama biz de konuşmamaya söz vermiştik. Şimdiye dek tuttuğum en büyük sırdı.

Film tamamen bitmemiş hala, bazı sahnelerde mavi ekranlar arkada görülebiliyordu.

Ben çok büyük bir Ginny hayranıyım ve önce onunla başlayacağım. Bu filmde hiç olmadığı kadar çok Ginny var. Filmde ekranda görünme süresi neredeyse Ron ile aynı. Onu ilk olarak Harry Kovuk’a geldiği zaman Ginny’i pancereden içeri bakıp kitap okurken görüyoruz. Harry bir süre orada duruyor ve onu gözetliyor. Dean Thomas ile çok mutlu, ayrıca Gryffindor Quidditch takımında. Fakat film boyunca gördüğümüz tek maç Felix Felicis kısmında Harry’nin Ron’a iksir verdiğine inandırdığı kısımda var. Noel sırasında merdivenelerde Harry ve Ginny’i öpüşürken görüyoruz ve bu arada Ölüm Yiyenler Kovuk’a saldırıyor.

Kovuk yanıp çökmüyor ama Bellatrix tarafından yapılan bir büyüyle alev çemberine alınıyor. Harry Bellatrix’i görünce onun arkasından gidiyor, onun arkasından da Ginny ve tam o esnada Greyback’i görüyoruz. Fakat Harry Ginny’i kurtarıyor. Ölüm Yiyenler onlara saldırdığındaysa Lupin ve Tonks ortaya çıkıp onları kurtarıyor. Lupin ve Tonks arasındaki ilişkiye dair hiçbir işaret yok filmde, hatta Tonks’un saçları kahverengi ve filmde bir daha görünmüyor.

Tom Felton filmde inanılmaz bir iş başarmış. Draco karakteri kitaptakiyle hemen hemen aynı hatta Harry’nin burnuna bir tane de çakıyor. Fakat ne yazık ki Crabb ve Goyle’u kız kılığında göremiyoruz. Filmde bile zorlukla görüyoruz zaten. Sectumsempra sahnesi cidden güzeldi, üstelik Mızmız Myrtle olmamasına rağmen. Zavallı Nigel tuvaletin kenarında çökmüş dururken Harry ve Drcao birbirlerine büyüler yapıyorlar. Snape bir süre sonra içeri dalıyor ve McGongall’da kapıda duruyor, tam Harry büyüyü yapınca sanki kulağa şarkı gibi gelen bir şeyler mırıldanıyor ve Draco’yu tedavi ediyor. Hermione ve Ginny’i Harry’e o iksir kitabını saklaması ve bir daha kullanmaması konusunda konuşurken görüyoruz. Ginny Harry’i İhtiyaç Odasına götürüyor ve onun gözlerini kapatmasını sağlıyor. Bu arada Ginny kitabı saklıyor ve sonra da öpüşüyorlar. Harry gözlerini açtığında Ginny ortadan kaybolmuş oluyor.

Ron ve Hermione arasındaki gerilimi gerçekten hissedebiliyorsunuz. Hatta Kovuk’taki ilk sahnede Ron’un Hermione’ın yanağındaki diş macununu temizlerken görüyoruz. Sonra Slughorn’un dersinde aşk iksirinin kokusunu alıyor. Lavender gerçekten tiksindirici, sürekli Ron’la bir şeyler yapıyor, hatta Hogwarts treninin dumanlarıyla bir ara R+L bile yazıyorlar. Fakat Ron’la ilişkisi o bilinçsiz yatarken Hermione’ın ismini sayıklamasıyla sona eriyor ama Ron bunun nedenini asla anlamıyor.

Tom Riddle’ın gençliğini oynayan çocuk MUHTEŞEMDİ. Ses tonu ve tavırları tüylerimi diken diken etti. Filmde Gauntlardan bahsedilmiyor ama Slughorn’un odasında bir sahnede geçiyor adları. Dumbledore 7 adet Hortkuluk olduğunu öğrenince çok şaşırıyor ve bir sahnede yüzüğün bir Hortkuluk olduğunu anlıyor. Bunu da Harry’nin yüzüğe bakarken aniden Voldemort’un başı gibi görünmesiyle anlıyor.

Hagrid ve Slughorn’un Odo’nun şarkısını söylerken duyuyoruz ve Harry’nin burada kitaptaki gibi Felix Felicis etkisi altında eğlenceli birkaç repliği var. Filmde Trelawney, Dursley ailesi, Kreacher, Dobby, Bill ve Fleur yok. Hatta Sihir Bakanı ile ilgili sahneler de yok, Fudge’ın görevinden alındığından da bahsedilmiyor zaten.

Luna filmde şöyle bir görülüyor, birinde başında aslan kafası biçimindeki şapkayı takarken görüyoruz diğerindeyse Harry ona görünmezlik pelerini altındayken yardım ediyor(evet o gözlüklerin olduğu sahne).

Weasley Şaka dükkanı harikaydı!! Bir an onun gerçek omasını diledim. Fakat ne yazık ki U-No-Poo işareti yok ve çok az görüyoruz orayı.

Harry ve Snape sahnelerinin filmin sonunda sık sık da kafa sesi halinde duyuyoruz. Kitaptakine yakındı bu sahneler ama Snape Harry ona korkak dediğinde daha güçlü ve öfkeli olabilirdi. Harry’e son sözleri “Annenin gözlerine sahip olabilirsin ama baban kadar ahmaksın!” oluyor.

Kitapların büyük bir hayranı olduğumdan tüm değişiklikler ve Michael Gambon’ın Dumbledore yorumu gerçekten hayal kırıklığına uğrattı beni. Filmdeki tüm değişiklikler eğlence eğrisini arttırmaya yönelikti. Neyse ki Gambon Zümrüdüanka Yoldaşlığı filmindeki halinden çok daha iyiydi. Her şeye rağmen diyebilirim ki filmi izlerken gerçekten eğlendim ve tekrar görmek için sabızsızlanıyorum.


Aynı kişi filmin Mağara sahnesini ve Dumbledore’un ölümünü ayrıntılı biçimde anlatıyor. Aşağıda okuyabilirsiniz.

Dumbledore Harry ile Astronomi Kulesinde buluşuyor ve onlar mağaranın dışında cisimleniyorlar. Harry Hogwarts bahçesinde bunu yapabildiklerine şaşırıyor ve bunun üzerine Dumbledore “Müdür olmanın güzelliklerinden biri.” diye durumu açıklıyor.

Bu cisimlenme sahnesi tam olarak tamamlanmamış ama gene de nefes kesiciydi. Uçurumun eşiğindeki mağaranın girişini devasa dalgalar dövüyor. Dumbledore giriş yolunu eliyle açıyor. Duvar ufalanıp parçalıyor ve Dumbledore bunu Voldemort’un Hortkuluklarını korumak için aldığı tedbirlerden biri diye açıklıyor.

Mağara benim hayal ettiğimden ve hayranları çizimindeki resimlerden çok daha farklıydı, ama gene de ürpertici ve inanılmaz görünüyordu. Bana daha çok Superman’in filmlerde girdiği kristal mağarayı anımsattı. Mağaranın içerisinde devasa kristaller vardı, ve hepsi uçları sivriltilmiş parlaktı, hem tavanda hem de yerde bulunuyorlardı.

Suya doğru gidiyorlar ve Dumbledore Harry’i suya değmemesi konusunda uyarıyor ve suyun içerisinden bir sandal yüzeye çıkıyor.

Suyun ortasındaki mağara gibi iksirin bulunduğu kısımda kristallerle çevrili. Sanırım bu sahnedeki en güzel şeylerden biri iksiri almak için kullandıkları kabın büyük beyaz deniz yıldızlarıyla kaplanmış olması. Dumbledore Harry’i iksiri ona içirmesi için zorlamasını öğütlüyor ve Gambon bu zorlama sahnelerinde inanılmaz bir iş çıkarmış.

İksirin bitmeye yakın Dumbledore’un bir şeyler mırıldandığını duyuyorsunuz “lütfen onlara zarar verme, hepsi benim suçum.” Fakat bu sözler güçlükle duyuluyor, kitabı okumayan birinin anlaması epey zor. Sonra son yudumunu alıyor Gambon, gene önceki sıkıcı,Dumbledore ile alakası olmayan oyunculuğuna geri dönüyor. Gayet güçlü bir şekilde “Harry, su.” diyor.

Fakat Harry önce iksirin bulunduğu yerin içinden önce kolyeyi alıyor, bu arada Dumbledore’un “Harry, su” dediğini duyuyoruz ama her defasında daha da güçsüz şekilde diyor bunu. Harry agumanti büyüsüyle ile kabı su doldurmaya çalıştıysa da elindeki kapla içindeki suya uzanamıyor. Birkaç denemeden sonra Dumbledore tamamen kendinden geçtiğinden geldikleri göle doğru gidiyor.

Aniden adadan bir ışık demeti etrafa yayılmaya başlıyor ve Harry’nin asasından ışıklar çıkıyor ve yavaşça göle doğru uzanıyor ve kabı dolduruyor. Suya dokunduğu an bir şey bileğini yakalıyor.Tüm izleyiciler o sahnede havaya sıçradı. Harry bildiği bütün büyülerle inferiuslara saldırıyor. Fakat sonunda suyun dibine çekiliyor.

Söylemek zorundayım ki inferius sahneleri filmdeki en güzel sahneler. Ruh Emicilere benziyorlar bir parça ama daha insani şekildeler ve kahverengiler. Onları daha fazla tarif edemeyeceğim çünkü görmeniz lazım. Kameranın çeşitli açılarından Harry’nin çaresizce kurtulmaya çalıştığını görüyoruz ama sonunda Harry tükeniyor ve gölün dibine doğru gidiyor.

Harry suyun dibindeyken biz onu ve tüm adayı ayrıntılı biçimde yukarıdan görebiliyoruz. Harry’i tutan inferi aniden onu bırakıyor ve o da üzeri alevle kaplanan yüzeye doğru yüzmeye başlıyor. Dumbledore’un yarattığı alevden çember inanılmaz bir görünüme sahip, kitapda okuyup hayal ettiğinizden misli misli çarpıcı. Harry ve Dumbledore tekrar sandala doğru tırmanıyorlar ve bu sahne Harry’nin Dumbledore’a yardım ettiği sahne ile bitiyor.

Kitapta herkesin çok sevdiği “Merak etmeyin efendim, ben ikimizi de geri götüreceğim,” ve Dumbledore’un “Merak etmiyorum Harry, çünkü yanımda sen varsın” replikleri filmde de yer alıyor. Daniel bu sahnelerde oldukça iyiyken bana göre Gambon bu sözlerin biz hayranlar için duygusal değerini bilmediğinden bir hayli ruhsuz oynuyor.

Sonra Astronomi Kulesi’nin tepesinde tekrar beliriyorlar. Gökyüzünde Karanlık İşaret yok. Ama Dumbledore Madame Pomfrey’e değil de, Severus’a ihtiyacı olduğunu söylediği anda bir kargaşa duyuyorlar ve Dumbledore Harry’ye gidip saklanmasını ve ortaya çıkıp karışmamasını emrediyor. Kitaptaki Harry’nin asla uymayacağı, ancak filmdeki Harry’nin uyacağı bir komut. Harry Dumbledore’un durduğu kulenin tahta zemininin altına bir yere, her şeyi görebileceği büyük aralıklarla tahta sütunarın olduğu bir yere gidiyor. Draco oraya geliyor, Tom aynı anda hem acımasız, hem de dehşete düşmüş olarak harika bir iş çıkarır. Kitaptaki bazı replikler kesilmişse de Dumbledore “Draco, sen katil değilsin.” gibi şeyler söylüyor. Sonra Ölüm Yiyenler oraya geliyor, Bellatrix ve Greyback hariç hepsi maskeliydiler. Draco asasını yavaşça indirmesine rağmen Bellatrix Draco’yu yapması için zorluyor.

Tam o sırada Snape, zeminin altında, elinde asasıyla hazır bir halde duran ve dehşetle olan biteni izleyen Harry’ye sokulur, asası dışardadır ve parmağını Harry’nin sessiz kalmasından emin olmak için dudağına götürüyor. Anlatımım sahneyi yeteri kadar anlatmaya yetmeyecek ama, kalbimin çarptığını farkedince şaşırdım, belki Snape orada belirirince ne olacağını bildiğimdendir. Snape sessizce yukarı çıkıyor, ve Dumbledore, güçlü olmaktan çok uzak bir sesle “Severus, Lütfen.” diyor.

Ve Snape, Avada Kedavra yapıyor, Bellatrix keyiften deliriyor. Dumbledore’un havaya yükseltileceği sahne maalesef daha bitirilememiş çünkü onu havaya yükselmiş ve kulenin diğer tarafından aşağı düşerken görüyoruz, ancak henüz o sahneler olmadığından heen yere düşüyor. İki sahnede de sabit duruyor Dumbledore. Sonrasında daha fazla özel efekt ekleneceğine eminim. Sonra Bellatrix Karanlık İşaret’i yapıyor (Güncellenmiş muhteşem efektlerle yapılan, kuru kafa ve yılan dilden oluşan kara bir duman). Ölüm Yiyenler öfkeli bir neşe kriziyle kaleye zarar vererek dışarı koşmaya başlar. Hogwars’ta savaş yok ve onları takip eden tek kişi Harry.

Ben Amycus ve Alecto’yu hiçbir yerde göremedim. Ah ve Rosmerta da yok.

Her neyse, Ölüm Yiyenler Hagrid’in kulübesini ateşe veriyorlar ve Harry ile Snape arasında anlattığım sahne geçiyor. Harry daha sonra bütün okulun etrafında toplandığı Dumbledore’un bedenini bulmak için geri döner, McGonagall önde tamamen kaskatı kesilmiş bir haldedir ve sessizdir. Harry Dumbledore’un yanına diz çöker, yüzündeki bir tutam saçı temizliyor ve madalyonu buluyor, ancak açmıyor. Madalyonu sıkıca kavrayarak ağlamaya başlıyor. Onu tutan Ginny de ağlamaya başlıyor. Sonra McGonagall’ın önderliğinde herkes asasıyla ışıklar çıkarıyor (Sanırım herkes ahenkle aynı şeyi mırıldandır ancak ne olduğunu hatırlamıyorum) ve onları gökyüzüne salıyor. Son sahnede bütün o ışıklı asalarla çevrili olan kuleyi, Dumbledore’u, Harry’yi, Ginny’yi tepeden görüyoruz..


Kaynak:Bir hp fan sitesi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Gizli Gösterimden % 100 Doğru Bilgiler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dumbledore'un Ordusu :: Büyücülerin Yeri :: Gelecek Postası-
Buraya geçin: